15 Nisan 2016 Cuma

Kaynaklarımız tükeniyor



Güneş insanı rahatlatan müthiş bir kaynak ama iklim değişiyor. Siz kabul etseniz de etmeseniz de küresel iklim değişikliği kapınızı çalacak. Küresel iklim yüzünden hava çok ısınıyor ve dünya çok değişti.


Doğada bulunan bazı Kaynakların hepsinin belli bir rezerv miktarı vardır. Bizler Bu kaynakları çoğu zaman hiç tükenmeyecekmiş gibi kullanarak geleceğinde bir gün geleceğini hesaplamamaktayız.Bu kaynaklardan Petrol ve Türevleri konusuna daha önceki bir yazımda değinmiştim. Sanal Ülke bloğunda detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Mar ayında havaların sıcak olması normal değil. Bu kadar kaynakları tüketirken yer altındaki kaynakları tüketirken çok fazla ısıttığımız için dünyayı su bitecek.  Yakın zamanda 9 milyar nüfus olacak ve kaynaklarımız kısıtlı. 2050 yılına kadar dünya da insan susuz kalacak ve savaşlar meydana çıkacak. Birleşmiş milletlerin kuruluş amacı ve görevi nedir bilmiyoruz ama en azından biz bunun için birey olarak bir şey yapabiliriz.

Bugün ise bu kaynaklardan daha hayati olan su konusuna değineceğiz. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim geçtiğimiz yüzyılda ve şu anda içinde bulunduğumuz yüzyılda savaşların büyük çoğunluğunda perde arkası neden Enerji yataklarının egemenliği iken önümüzdeki on yıllarda bunun yerini kıtlaşan şu kaynakları alacaktır.


Büyük şirketler, uluslararası firmalar dünyayı delik deşik ediyor. Biz sürekli tüketiyoruz. hiç bir kısıtlama yok ve insanın hatları yüzünden yediğimiz içtiğimiz zehirli ve kaynaklarımız tüketiyor. Alıntı: Nakliyat Ankara



https://tr.wikipedia.org/wiki/Ana_Sayfa

14 Nisan 2016 Perşembe

Din ve hayatın anlamı



Kamu personeli sınavına çalıştığımız kadar Allah'ın kelamına ne kadar çalışıyoruz? bakan olabiliriz, kral olabilir, bir insan her şey olabilir ama bunların hiçbiri öldükten sonra bir işe yaramaz. Öldüğümüz zaman er kişi ya da hatun kişi niyetine göre namaz kılınır. Bankadaki hesabınız ya da çocuklarınız size hiç bir şey yapamaz. Kuran yaşam ve ölüm mantığı vermektedir.

Bütün hesaplarımızı bu gerçek üzerine yapmalıyız. Öldükten sonra ne gerçek ise öldükte sonra da önemli olan o dur.

İnsanı diğer varlıklardan ayıran, sorgulama yetisidir. Heideger’in “Varlık ve Zaman” kitabında üzerinde durduğu bu konu şöyle ifade edilir: “insan öyle bir yaratıktır ki varoluşun yalnızca belli nitelikleri değil, başlı başına kendisi onun için sorunsaldır.

Bir çok yalı görüyoruz ama onların sahibi çoktan ölmüştür ya da ne kadar çok nesil geçmiştir o yalının sahibi olan dünyada kalıcı çok şey yok ama esas kalıcı ahiret yatırımlarıdır.


 Çünkü insanlar kendi durumlarıyla bir sorun, ikilem, endişe kaynağı, umut ilkesi, külfet, armağan, yılgı ya da saçmalık olarak yüzleşebilen özgün hayvanlardır.” İnsanın bu durumunun en belirleyici sebebi ise; kendi varlığının sonluluğunu bilmesi ve ölümün gölgesinde yaşayan tek canlı olmasıyla açıklanabilir. 

Eşler Arasındaki Sorunlar Nereden Kaynaklıyor


Dilenciye her gün beş lira verin iki ay sonra iki lira verirsen hesap sorar sana. İnsanlara her zaman güzel bir şeyler verirse gün gelir hata yaptığında kalbin kırılır ve ben ne için uğraşıyorum dersin.

Sorunlu çiftler genellikle birbirlerini suçlama ve eleştirme eğiliminde olan eşlerden oluşur. Burada eşler yalnızca birbirlerinin olumsuz yönlerine odaklanmakla yetinmemekte, ayrıca ilişkilerinde yaşadıkları olumsuzluklardan birbirlerini sorumlu tutmaktadır. 


Özetle, seçici bir algılama ile olumlular göz ardı edilmekte ve olumsuzlar yıkıcı ve tekrarlayıcı bir biçimde dile getirilmektedir.


Haklı olmak yerine mutlu olmanın yollarını arayın, haklı çıkmayı bir kenara bırakın ve hep hesap sorma üzerine olmayı bir kenara bırakın. Haklıyım ben, haklıyım ben dersen ve haklı olsan ne olur mutlu olmadıktan sonra. Bazen haklısınızdır ama bunu ince bir şekilde söylemek çok önemlidir. 

Terör nereden besleniyor



İstediğiniz gruba destek veriyorsunuz ve sizin adınıza çatışıyorlar. Bu yüzden bir türlü kurtuluş savaşçısı. YPG amerika için ne? YPG 2 gün sonra yok olabilir. Bir yandan Talibana destek veriyor bir yandan Taliban dövmeye başlıyor. Büyük devletlerin ayakkabısı yok ve istediğini yapıyorlar. İnsanların sosyal medyada üzücü olayları paylaşmasını doğru bulmuyorum. Tabiî ki duygular paylaşılabilir ancak bu öyle bir hale geliyor ki insanlar üzerinde olumsuz etki meydana geliyor.

Terör bir insanlık suçudur. Pakistan’ın bizim için ayrı bir yeri var. Kurtuluş savaşında bizim için topladıkları para le yardım ettiler. Teröre karşı mücadele insanlığın mücadelesidir bu mücadeleyi tüm dünya verecek. İnsanlığı terör ayıbından kurtarmak istiyoruz.

İşin sonunda Obama en sonunda barış ödülü alıyor ve neyin ne olduğu belirli değil. Büyük devletlerin ne yaptığı belirli değil. Mutlu gibi görünüyorlar ama örneğin mutlu evliliğin sırlarını bilmiyorlar ama herkese mutlu evlilikten bahsediyorlar. ABD başkanı Obama Suriye'de hareketsiz gibi duruyor ama Suriye'de danışmanlık konumunda. Esad'a yardım ediliyor ama Rusya sanki yardım ediliyor gibi oluyor. Ortadoğu'da durum karışık ve düzeleceğe de benzemiyor.
Kaynak: Sanal Ülke




13 Nisan 2016 Çarşamba

İnsanlığın gelişimi



İnsanlığın birikimi hikayeler ile diğer kültüre aktarıldı. Her yerde bir devlet kuruldu ve kronoloji başlamış oldu. Bir taraftan dinler ve kanunlar vatandaşları eğitiyor ya da susturuyordu.Din ahlak ve medeniyet derken bir de hükümdarların tarihi başlamış oldu.

İnsanların hikayesi hep vardır masallar efsaneler, aşıklar tarafından sarayın dışındakilerin hikayesi nesillerden nesillere aktarıldı. Bu mirasa en büyük darbeyi ise sanayileşme koydu. Bu hikayenin kahramanları biziz ve biz farkında olmadan her gün bir tarih yazıyoruz.

1900'lü yılların başlarında üretim parçaları tamamen mekanik sistemlere dayanmaktaydı. Bundan dolayı ürünler çok kaba ve pahalıydı. Elektronik alanında özellikle kondansatörün keşfedilmesi ile elektriğin depolanması mekanik sistemlerden daha iyi de olsa hala yetersizdi. 1950'li yıllarda Bell laboratuvarındaki bilim adamlarının çalışması sonucu keşf edilen yarı iletken maddeler tüm teknolojik sistemlerin gelişimini etkileyen en kritik dönemdir. Yarı iletkenleri bu kadar değerli kılan şeyin ne olduğunu anlamak için bilgisayarın gelişim sürecini incelemek yeterlidir. Yarı iletkensiz ilk bilgisayardan günümüze kadar gelişen yarı iletken teknolojisi sayesinde cebimize kadar giren bilgisayarlar bunun en büyük göstergesidir. Teknolojinin gelişimini etkileyen en büyük faktörlerden bir diğeri ise sensör teknolojisidir.

Katliamları hukuksuzlukları görüyoruz yazıyoruz ve izliyoruz. Bizimde parmağımızın ucunda ise iletişim araçları var. Buna rağmen uyumakta devam ediyoruz.

12 Nisan 2016 Salı

Özgüven Kuralları



Eleştirilen çocuklar artık yapacağı şeyleri yapamaz hale geliyor ve çocuk yarışı sevmez ve kıyaslanmayı istemez. Çocuğu idareli şekilde övmeliyiz ama abartmamalıyız. Çocuğu gereksiz yere övmekte çocuğu mahvetmektedir.

-Şartsız sevmek: Çocuğunuzu şartsız sevin.

-Güvenmek: Ona güvenin. Sorumluluk alıp başarı hissini yakalamasına yardımcı olun. 

-Dikkatli dinlemek: Çocuğunuzun anlattıklarını dikkatli ve kesintisiz dinleyebilmek için zaman ayırın, onu göz teması kurarak dinleyin.

-Sınırlar koymak: Bazı kuralları koymanız gerekecektir. Uyarılarınızı tekrar etmekten kaçınmayın. Kararlı ve açık bir şekilde uyarın, doğru davranacağına güvendiğinizi hissettirin.

Çocuğa aşırı özgüven vereyim derken çocuk çok pof poflama sonucu narsist olabilir ve çocuk kendini herkesten üstün görür ve hayatta mutsuz bir çocuk olarak ömrünü sürdürür.


-Sınırlı riskler almasını desteklemek: Çocuğunuzun değişik yemekleri denemek, yeni bir arkadaş edinmek, bisiklete binmek gibi yeni deneyimlerde bulunmasını destekleyin. 

-Yanlışlara geçiş serbestliği: Risk almaya başlayınca yanlışlar da başlar. Bunlar onun özgüveni için değerli deneyimlerdir. Yanlışlarını bağışlamanız çocuğunuzun kendi hataları ile daha kolay baş edebilmesini sağlayacaktır.

-Pozitifi yüceltmek: Her çocuk cesaret bekliyor. Onun iyi başardığı şeyleri övmeniz ve bunu duyması yeterli olacaktır.

11 Nisan 2016 Pazartesi

Matematik öğrenme bozukluğu - Diskalkuli Belirtileri Nelerdir



Diskalkuli küçük yaşlardaki çocuklarda belirti vermektedir, semboller ile karşılaşınca ve sayılar arasında bağlantı kuramaması yürüme ve konuşmada gecikme var ise o çocukta matematik öğrenme bozukluğu olabilir. Diskalkuli nedir dediğimizde bir çok konu içerisine girmektedir.

Eğer bir kişi de diskalkuli var ise matematik problemlerini yaparken zekasını yansıtamaz, basit işlem hataları yapar, çarpım tablosunu ezberleyemez, kesir gibi matematik işlemleri yapamaz. Matematik ile ilgili işlemlerde bulanır ve strese girer.
Diskalkuli var ise erken dönemde fark ederek yönlendirme yapması lazımdır. Matematiksel kavramlar dahil olmak üzere kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya geçirmekte güçlük çektiği, öğrenme entegrasyon yaşayamadığı buna bağlı olarakta öğrenme güçlüğü yaşarlar. Öğrenci zekasını matematiğe yansıtamıyorsa diskalkuli aklımıza gelmeli.

10 Nisan 2016 Pazar

Şüphe Takıntıları



Dünyaya geldiğimiz andan itibaren yetiştiğimiz ortam ve birinci dereceden yakınlar çok önemlidir ve çok değişiktir dünyaya geldiğimiz ülke ve şartlar çok önemlidir. Kaç kardeşten biri olduğunuz sizin psikolojiniz için çok önemlidir.

İnsanın beynin önemli bir özelliği var beyin düşündüğü ile yaşadığını fark edemiyor. Kişi bir şeye yaşamadan herhangi bir şeyi sanki deneyimlemiş gibi yapabilir ve sorunlu olduğunun farkında değildir. Yetersizlik ve sevilmemezlik yani değer konusu sorun olabiliyor.Bir olay ile ilgili ilk düşünce de bundan hareketle olmaktadır. 


Bazende kontrol takıntıları olmaktadır bu gibi takıntılar da kişilik bozukluklarına neden olmaktadır. Kişilik yapısı ile bozukluk denilecek tablolar değişik benzeri ve şüphe hezeyan denilen durumların hastalıklar kişi yaşamaktadır. Bazen kişiler kendi kafasında zihninde üretmiş olduğu şüpheler olmaktadır. 

6 Nisan 2016 Çarşamba

Kira geliri beyanı 25 Mart'ta son bulacak!

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Emlak Komisyonu Başkanı Hatice Kolçak, 1 Mart'ta başlayan kira geliri beyan döneminin 25 Mart'ta sona ereceğini belirterek, 2015'te kira geliri elde edenlerin cezalı duruma düşmemeleri için beyanda bulunması gerektiğini söyledi.

Kolçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Maliye Bakanlığının kira geliri olan kişileri banka, PTT, sigorta şirketleri gibi kurumlardan rahatlıkla tespit ettiğini belirtti.

Geçen sene itibarıyla her bir konut için 3 bin 600, iş yeri için 29 bin lirayı aşkın kira geliri elde edenlerin beyanda bulunmak zorunda olduğunu vurgulayan Kolçak, bu miktarların üzerinde kira geliri olanların beyannameleri istisna oranlarını düştükten sonra vermeleri gerektiğini dile getirdi.

Birden fazla konutu olanların sadece bir kez istisna oranından yararlanabileceğini anlatan Kolçak, şöyle konuştu:

"1 Mart'ta başlayan kira geliri beyanı 25 Mart'ta son bulacak. Cezaya düşmemek için 2015'te kira geliri olanlar beyan vermeli. Maliye Bakanlığı, kira geliri olup beyan etmeyenleri belirlediğinde 2 kat usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası kesecek. Ceza kesilenler, devletin verdiği 3 bin 600 lira istisna oranından da faydalanamayacak. Yaklaşık 1,5 milyon kişi, kira geliri beyanı verecek. Beyan verecek mükellefler, vergi dairesine gitmeden, internet üzerinden 'Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi' sayesinde bu işlemi gerçekleştirebilir." 
http://kozmopolitsozluk.blogspot.com.tr/


Yıllık beyanname verilmeyecek gelirler!




Gelir Vergisi Kanunu'na göre, gerçek kişiler bir yıl içinde elde ettikleri ve bu kanunla vergiye tabi olduğu hükme bağlanan kazanç iratlar için izleyen yılın mart ayının 1-25 günlerinde yıllık beyanname verirler (basit usulde 1-25 Şubat). Mükellefiyet durumlarına göre beyannamelerin kapsamı değişir. 
Aşağıda yazılı gerçek kişiler (Tam mükellefler) Türkiye içinde ve dışında elde etlikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler: 
1. Türkiye'de yerleşmiş olanlar, 
2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (bu gibilerden bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla gelir vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, bu kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler). 

Bu durumda Türkiye'de yerleşmiş olma yada olmaması önem taşımaktadır. Türkiye'de yerleşme İkametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılırlar. 
Yerleşme sayılmayan haller Aşağıda nitelikleri belirtilen yabancılar, memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar: 
1. Belli ve geçici görev veya iş için "Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler, 
2. Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar. 
Yukarıda belirtilen esaslara göre, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler (Dar mükellefler) sadece Türkiye'de elde etlikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler. 
Çalışma ve oturma izni alarak altı aydan daha fazla süreyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilirler. 

Mükellefler, GVK'nın ikinci maddesinde yazılı kaynaklardan (ticari kazanç, zirai kazanç, ücret, serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iratlar) bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. 

Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar konusunda ek bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre; 1. Mükellefin bunları Türkiye'de hesaplarına intikal ettirdiği yılda; 2. Türkiye'de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde mükellefin bunlara tasarruf edebildiği yılda: elde edilmiş sayılır ve ilgili yıl beyannamesinde gösterilir. 
Yıllık beyanname verilmeyecek gelirler Açıklamalardan görüldüğü gibi, tam veya dar mükellef gerçek kişilerin gelirlerini yıllık beyannamede toplamak suretiyle beyan etmeleri esastır. Ancak kanun koyucu bir kısım gelirler için beyanname verilmemesi ya da verilen beyannamelere bazı gelirlerin dahil edilmemesini hükme bağlamıştır. Bu çerçevede bir kısım gelirler, tevkif yoluyla vergilendiği için ve/veya kanundan belirtilen miktarın altında kaldığı için beyanname ile bildirilmesine gerek görülmemiştir. 

Belli bir miktarın altında kalan gelirler 
• Birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden alman ücretler toplamı, 2015 yılı için 29 bin TL'yi aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. 
Gelir ücret gelirinden ibaretse beyanname verilmeyecektir. 
• Vergiye tabi gelirler toplamının (tek işverenden alman ücretler ve tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketlerince yapılan ödemeler hariç] 2015 yılı için 29.000 TL'yi aşmazsa Türkiye'de tevkifata tabi tutulmuş olan birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir. 
Dar mükelleflerin tevkifata tabi gelirleri • Dar mükellefiyette tamamı Türkiye' de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan: ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlardan ibaret ise bu gelirler için yıllık beyanname verilmez ve diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez. 
Hiçbir şekilde beyan edilmeyecek gelirler Gelir Vergisi Kanunu'nun 86'ncı maddesine göre, Türkiye'de elde edilen aşağıda yer alan gelirler için yıllık beyanname verilmez. 
Başka gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu gelirler yıllık beyannamede yer almazlar. 
Gerçek usulde vergilendirilmeyen (bilanço ve/veya işletme hesabına göre vergiye tabi olmayan) zirai kazançlar. 
Tek işverenden alınan ve vergi tevkifatına tabi tutulmuş ücret, tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve diğer gelirler dolayısıyla verilecek beyannameler de dahil edilmeyecektir. 
• İstisna hadlerinin altında olan menkul sermaye iratları, mesken kira gelirleri, vergiden istisna edilen ücretler ile telif hakları ve ihtira beratı kazançları yıllık beyannameye dahil edilmeyecek.



5 Nisan 2016 Salı

İnsanlık dramı: Mülteciler



İnsanların her hali vardır ve yaz, kış, ilkbahar, sonbahar vardır ama mülteciler sürekli kış içerisinde ve bir türlü rahata kavuşamadılar. Onlar da böyle olmasını istemezlerdi ama kader onları bu yola getirdi. Sadece kader mi büyük büyük devletler işin içerisine hiç karışmasa dünya daha iyi bir yer olurdu. Birleşmiş milletlerin kuruluş amacı her ne kadar dünya barışı içinse de bazen kör ve sağır olabiliyor.
İnsanlık siyasetin konusu değildir ve insanlık onuru siyasilerin ellerine bırakılmamalı. Mültecilerin dramı malum ve şu an gündemde. Avrupa’dan para istiyoruz ve mültecilere dağıtacağız ama taşıma suyu ile nereye kadar böyle gidecek. Ne anlamak gerekir bu anlaşmadan.
Görüşmelerin bu kadar çetrefilli olmasının nedeni bir kaç liderin aynı çıkar doğrultusunda olması ve AB hiçbir zaman para veripte alın bunu kullanın demez bir takım projeler ile birlikte paraya verecektir. İlk önce proje hazırlanıyor ve o paranın nereye nasıl harcanacağına karışıyorlar. Ama tabi ki her zaman AB’de son dakikaya kadar pürüzler çıkar ve uzlaşma denilen şey aslında şartlı bir takım geri dönüşlerdir. İnsanlık siyasilerin çıkarlarından çok şey çekmiştir ve mülteciler neredeyse bir pazarlık konusu olmuştur.

İç Alemin Nasıl?

 Ey içi bozuk Allah'an inanmanın ve peygambere güvenmenin zamanı gelmedi mi? Şüphesiz dünya boştur. Ahiret işlerini unutma ve gayret et....